Bunca çığlık,
Dayandı arşa.
Bir beden ki paramparça..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Bunca çığlık,
Dayandı arşa.
Bir beden ki paramparça..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Nasıl bir sevgi;
Bunca mazeret,
Herşeyden şikâyet,
Nedir bu gaflet..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evlât;
Kahrolsun demekle kahrolsaydı eğer
Cepheden cepheye,
Koşar mıydı Peygamber..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Sen Çoban;
Nedir bu figân
Gözyaşı, barut, kan,
Bu mudur diploman..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Derler ya;
‘Yalancının mumu
Yatsıya kadar yanar.’
Yahu ölünceye kadar
Yansa ne yazar..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Nasıl bir fikir ?
Bunca köle.
Taassup dedin de;
Buyrun zirvede..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Beyim !
İnsan bu, beşer
Kimi gözden düşer,
Kimi gönüle düşer...
— Mehmet Seydiyaroğlu
Semirmiş gövde,
Homurdar nefis.
Nedir senin derdin?
Ah seni iblis..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Başına buyruk,
Al sana kahkaha.
Dipsiz karanlık;
Buyrun yolculuğa...
— Mehmet Seydiyaroğlu
Sen ‘Aşk’ de;
İster bid’at desin,
İsterse mürted.
Sevgili der ya ‘Sabret’...
— Mehmet Seydiyaroğlu
Benlik putu
Doğruldu birden;
‘Ben’ dedi ‘ben’
Eyvallah etmem..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Gönül dağı bu,
Başında duman,
Evet bazen yağmur,
Bazen boran..!
— Mehmet Seydiyaroğlu