Kan damlamış beyne,
Zihinlerde kin!
Sen zehirli tohum;
Seni eken kim?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Kan damlamış beyne,
Zihinlerde kin!
Sen zehirli tohum;
Seni eken kim?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evet;
Tek başına bile kalsan,
Sen hedefine odaklan.
Koltuk değneklerini bırak,
Başarı, başarısızlıktan geçer evlat!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Aşk ağlatırken;
Bedel ödemeden baş köşelere oturanlara
Ben ne deyim beyim…?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Yürüdüğü yolda mazerete takılanla,
Yol yürünmez evlat!
İkna etmeyi bırak,
Sen yürümene bak...
— Mehmet Seydiyaroğlu
Birden “Bana bak!” dedi,
“Ezer geçerim şimdi.”
Dedim ki:
Karakter meselesi bu Beyim;
Filler istese de incelik gösteremez ki!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evet,
Elleriyle cellatlık edeni anladık da;
Dilleriyle cellatlık edeni,
Anlayamadık be usta..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Dedim Sevgili:
Aşkı akılla boğmak nedir sence?
Gülümsedi:
Aşk’ın kendine sor dedi bence…
— Mehmet Seydiyaroğlu
“Eğer dinler isen, dinlenirsin.” dedi.
“Nasıl yani?” dedim.
Şöyle bir bakıverdi, gülümsedi.
“Bilir misin, ilmin başı nedir?” dedi.
— Mehmet Seydiyaroğlu
Sen dedi, evet sen,
Söyle ne dersin?
Dedim ki:
İşgal edilmiş ise beyin,
Ben ne bilirim ki Beyim…?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evet;
Her yılın bir sonu,
Bu yıl da yine yıl sonu.
Tükenen bir ömür,
Yolcunun sonsuzluğu…
— Mehmet Seydiyaroğlu
Biten ömürdü,
Yılbaşı dediler.
Garipler derdini saz ile söyler.
Öyle ya;
Yolun sonu göründü beyler!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evet, yılbaşı:
Biri biterken,
Bir diğeri yeniden başlar.
Mevsimler misali,
Ömür de böyle değil mi dostlar?
— Mehmet Seydiyaroğlu