Bin bilgeyi,
Bir belgeyle ikna ettikte.
Bir hasedi, bin belgeyle,
İkna edemedik be kirve….!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Bin bilgeyi,
Bir belgeyle ikna ettikte.
Bir hasedi, bin belgeyle,
İkna edemedik be kirve….!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evet;
‘Bizde bir baş yok, hepimiz eşitiz.’ dedi,
Dedim ki;
Sizden gelen dirlik sizin olsun,
Bunca başla başa çıkana da aşk olsun…
— Mehmet Seydiyaroğlu
Bilmem ki nedir bu benlik putu ?
Canana Can olacağına,
Gel gör ki;
Soyundun aşkın cellatlığına !
— Mehmet Seydiyaroğlu
Unutulmuş sokak,
Hınca hınç dolu.
Söyleyin salonlar,
Yok mu bir çıkar yolu..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Bir ömür verdik be Dost,
Bir tebessüme.
“Biz sadaka vermiyoruz ki.” dediler,
“Boşuna bekleme…”
— Mehmet Seydiyaroğlu
Söyler misin dedim Dost,
Cahillik nedir sence ?
"Öğrenmek yerine,
Bilmediğini eleştirmektir.” dedi bence.
— Mehmet Seydiyaroğlu
Yolun dikenini görünce,
Döndüler tekrar geldikleri yöne.
Aşk olsun be Dost,
Aşk oldu böylece…
— Mehmet Seydiyaroğlu
Issız köşeler,
Hınca hınç dolu.
Çökertilmiş beyin;
Bilmem ki mutluluk bu mu?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Beyinlere pranga,
Çiçeklere gam.
Haydi, hürriyet;
Buyrun, urgan!
— Mehmet Seydiyaroğlu
O bir insan,
Niçin bu kin?
“Söyler misin?” dedi dost,
Ustası kim?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evet;
Eleştiri gizli,
Hayranlıktır evlat.
Kim ne derse desin bırak,
İnandığın yolda sen,
Yürümene bak..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
“Bunca yıl” dedi, “yoldasın.
Hiç yorulmaz mısın sen?”
Dedim ki:
Aşıklık töresi bu,
Sevgili bekler iken
Nasıl yorulayım ki ben…
— Mehmet Seydiyaroğlu