Gönüllü köle,
Beyninde tasma,
Niçin bu hınç ?
Sümükle salya !
— Mehmet Seydiyaroğlu
Gönüllü köle,
Beyninde tasma,
Niçin bu hınç ?
Sümükle salya !
— Mehmet Seydiyaroğlu
Her bir tayyare,
Bir ebabil idi.
Bu nasıl bir fikir çatışması ?
Kardeş kardeşi yedi.
Kader dedin de beyim;
Sahi bu kader miydi..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Kasılmış çehre,
Ümitsiz zihin.
Özünden kopmuş;
Cinnetli beyin !
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evet;
‘Her güzelliğe’ dedi,
‘Bir altın ödül.’
Dedim ki Sevgili;
Şu şefkatli gönüllere de,
Verelim mi birlikte bir gül..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Zirvede taassup,
Sonsuzluğa inat.
Şefkat dedin de beyim,
Evet; Kıt kanaat..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
"Gayretin” dedi, nereye?
Dedim ki: “Sevgiliye.”
"Aşk olsun” dedi, “Âşk!”
Âşk oldu böylece…
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evet;
Özünü bilenin,
Sözü zaten güzeldir.
İnsan bu beyim;
Güzellerin en güzelidir…
— Mehmet Seydiyaroğlu
Ve ekledi:
‘Kişinin ilgisi ne yöne ise
Gayreti o yönedir.’ dedi,
İnsanı insan diye seven Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
El bebek, gül bebek.
Söyle dedi, bu ne demek?
Dedim, görmedik ki beyim, görmedik.
Bilmem ki bu ne demek..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Akıl !
‘Hesap kitap işi,
Gönül işi değil ki.’ dedi.
Aşkı aşıkça seven Sevgili…
— Mehmet Seydiyaroğlu
‘Başarı’ dedim dost;
‘Sahi başarı nedir sence ?’
‘Tembelliğe karşı koymaktır.’ dedi bence…
— Mehmet Seydiyaroğlu
Dedim Sevgili;
‘Güneşi, güneş adına sıvamakta neyin nesi ?’
Gülümsedi;
‘Demiri demirle döverler bilmez misin ?’ dedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu