Aslından kopuk,
Özüne yaban.
Al sana mutluluk,
Devasa yalan..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Aslından kopuk,
Özüne yaban.
Al sana mutluluk,
Devasa yalan..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evet;
Ekmek verenin elini kap.
Etme beyim,
Yazmaz bunu yüz dört kitap..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Beyim;
Kırk kanıt sunduk,
Vefasız birine.
‘Tamam da’ dedi,
Niçin ve niye..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Sen;
İnandığın yolda yeter ki bir adım at.
‘Kader gayrete aşıktır.’
Demezler mi evlat..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Demir bu;
İstediğin kadar altın suyuna batır.
Beyim merkep yavrusu,
Değil mi katır..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
‘Aşk’ dedim,
‘Gam’ dedi yoğrul.
‘Dirilik’ dedim,
‘Kalk’ dedi doğrul..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evet;
Bir varsın, bir yoksun.
Ömür dediğin iki hece be dostum,
Sen hele bir gülümsede !
Bırak ne olursa olsun…
— Mehmet Seydiyaroğlu
Zaten yolundaydı,
‘Herşey yolunda.’ dedi.
Yoluna yoldaş olduğum,
O’biricik Sevgili..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Aman ha evlat !
Bügün ‘aşılmaz’ dediğin minicik zorluklar,
Yarın dağlar gibi karşına çıkar..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Alim ya da bilgin,
Beyim ben bilmem,
Sen bilirsin !
Sahi karakter konusunda ne dersin..?
— Mehmet Seydiyaroğlu
Ey Can;
Şefkatsizden sevgi dilenmek yerine,
Sevgilinin kapısını çalsaydın keşke,
Sevgili bu, en sevgili neticede…
— Mehmet Seydiyaroğlu
Beyinlerde örümcek,
Her bir ağı bin ilmek.
Kaplumbağa misali Beyim;
Kabuğunu beğenmemek..!
— Mehmet Seydiyaroğlu