Sen kuru bilgi, semiren benlik,
Bu ne kibir, nedir bu bencillik ?
Hani merhamet, nerde şefkat,
Aşksız bilgi, işte cahillik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Sen kuru bilgi, semiren benlik,
Bu ne kibir, nedir bu bencillik ?
Hani merhamet, nerde şefkat,
Aşksız bilgi, işte cahillik..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Evlat;
Maddeye tapanlardan merhamet beklemek,
İblisten sadaka beklemeye benzer..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
Beyim ;
İblisi iblis yapan
ahlaksızlığı değil,
Çok bilmişliğidir...
— Mehmet Seydiyaroğlu
‘Kahve’ dedim, ‘Bi kahve içelim mi?’
Gülüverdi, neşelendi;
‘Kırk yıl geçse, unutmam bugünü’ dedi Sevgili...
— Mehmet Seydiyaroğlu
Sahte mutluluk,
Sınırsız alem.
Sanal' dedi 'sanal',
Biricik ailem..!
— Mehmet Seydiyaroğlu
'Alevi misin?' dedi.
Dedim ki;
'Aşığa mezhep mi sorulur Sevgili ?'
Bir gülüverdi,
Evet Gülüşü bin ömre bedeldi...
— Mehmet Seydiyaroğlu
‘Eskici’ dedim, ‘eskici!’
Döndü birden,
Dedim ki ‘Yıpranmış gönül de alır mısın?’
'Ücreti?' dedi,
‘Bir tebessüm’ dedim,
Gülümsedi…
— Mehmet Seydiyaroğlu
'Bi fırsat, bi bahane.'
Derken içten içe,
Demez mi Sevgili birden bire;
'İçelim mi birlikte bir kahve ..?'
— Mehmet Seydiyaroğlu
'Çay mı dedi kahve mi?'
Dedim ki Sevgili;
'Şekeri senden mi?'
Bir gülüverdi,
Dedik ya;
Bin ömre bedeldi...
— Mehmet Seydiyaroğlu
Yaprak düşecekse,
Sonbahar bahane.
Ey Can üzülme;
İnsan bu neticede...
— Mehmet Seydiyaroğlu
Kul ve yol,
Der ya Nesîmi;
'Minnet eylemem.'
Beyim işte söylem.
Başka birşey bilmem...
— Mehmet Seydiyaroğlu
'Niyetli misin?' dedi,
'İyi niyetliyim.' dedim,
Gülümsedi;
Gül yüzlü sevgili...
— Mehmet Seydiyaroğlu